| Brezilya - İspanya | |
|
|
Geçtiğimiz yaz herkes, Brezilya ile İspanya'nın Konfederasyon Kupası finalinde karşı karşıya geleceğini tahmin ediyordu. Ancak Boğalar'ın Amerika Birleşik Devletleri'ne sürpriz bir şekilde elenmesiyle, bu dev buluşma gerçekleşmemişti. Ancak şu açık ki, bu iki takımın gelecek yaz Güney Afrika'da finalde karşılaşmaları çok muhtemel. Son maçlarında 1999 yılında 0-0 berabere kalan iki takım, tarihlerinde sadece 8 kez karşılaştılar. Bu maçların 4'ünü Sambacılar alırken, 2 karşılaşmada İspanya sahadan mutlu ayrıldı. FIFA Dünya Sıralaması'nın ilk iki sırasını işgal eden bu ekiplerin karşılaşmaları durumunda olacakları görebilmek için, İspanya ve Brezilya'yı karşılaştırıyoruz... Kaleciler Bu bölgede iki ülke de dünyanın en iyilerine sahip. Birebirlerde ve refleksif kurtarışlarda, hem Cesar hem Casillas çok iyi.
Hava toplarında iki file bekçisi de zayıf olsa da, Julio Cesar biraz daha ağır basıyor gibi. Fakat uçarak imkansız topları çelebilme konusunda, dünyada sadece bir tane 'San Iker' var. Defans
Maicon ve Ramos, Dani Alves ile birlikte dünyanın en iyi hücumcu sağ bekleri olarak gösteriliyorlar. Lucio ile Pique arasındaki tek fark, 10 yıllık tecrübe farkı. İspanya, yıllardır en zayıf bölgesi olan savunmasını güçlendirmiş ve Dünya Kupası elemelerinde müthiş defans istatistikleri yakalamış olsa da, Sambacılar takım olarak daha iyi savunma yapıyorlar. Orta saha
İspanya'nın orta sahası ise, aksine, Boğalar'ın en güçlü tarafı. Dünyada onları bu bölgede alt edebilecek takım olduğunu zannetmiyorum. Bu orta sahayla sadece, o da bir ihtimal, Xabi Alonso, Cesc Fabregas ve Juan Mata'dan oluşan yedek kulübesi başa çıkabilir. Sarı kırmızılılarda Senna en geride orta sahanın savunma yükünü çekiyor. Onun önündeki üçlü (Silva-Iniesta-Xavi) ise paslarıyla oyun kuruyor, rakibi yoruyor ve öldürücü oluyor. Forvet Fabiano ve Villa, şu an uluslararası seviyede en formda olan iki forvet durumunda. Fabiano Brezilya formasıyla çıktığı son 13 maçta 16 gol, Villa ise İspanya formasıyla oynadığı son 16 maçta 15 gol kaydetti.
Robinho, daha çok hızlı hücum yapan Brezilya'ya, Kaka ile anlaşabilmesi sayesinde büyük katkı yapıyor. El Nino ise, hem golcülük yetenekleriyle hem de koşularıyla takım arkadaşlarına yer açmasıyla İspanya'nın vazgeçilmezleri arasında. Hocalar Kağıt üstünde İspanya'nın kadrosu daha güçlü gözükse de, futbolun sahada oynandığı bir gerçek. Dunga yönetimindeki Brezilya, eskisine göre daha az hücum yapan, ancak ayakları yere sağlam basan ve yine zaman zaman göze hoş gelen futbol oynayabilen bir takım hâline geldi. Savunma ağırlıklı oynadıkları söylenemez, ancak daha önceki Brezilya kadroları gibi sürekli hücumu düşünmedikleri de bir gerçek. Sambacılar'a gönül verenler de, hem rakibi domine edip hem de şov yapamayacaklarını kabullenmiş durumdalar. Del Bosque'nin takımının başarısının ardında, basit bir taktiksel gerçek var: İspanya topa devamlı olarak sahip oluyor, 'tic-tac-toe' adı verildiği üzere çok pas yapıyor, gole giden atağı emek emek örüyor ve bu sayede rakibini fazlaca yoruyor. Bu taktik, son 41 maçın 40'ını kaybetmedi. Ancak Boğalar'ın, Euro 2008'den beri kendi kalibrelerinde bir rakiple oynamadıklarını söyleyebiliriz. |









